19/12/2006 - Mutluluk

Mutluluğu arayıp ta bir türlü bulamamanın derin sancısını yaşamışızdır hepimiz. Ve yine hepimiz yıllarca bizi mutlu etiğini sandığımız nice yalancı seraplarda takılıp kalmışızdır. Mutluluğun çok karmaşık bir formül olduğu yanılgısına kapılıp, iki kere ikiyi hep beş yapmışızdır.
Oysaki sokakta masumca oyun oynayan çocukların hayallerine hiç kulak asmamışızdır. Evimizin önündeki minik kedinin gönlünü bir bardak sütle hiç almamışızdır. Asık suratlı komşumuza hiç beklenmediği bir anda sıcak bir selam yollamamışızdır.
Mutlu olamamışızdır çünki; Sevmek için sevilmeyi, nazik olmak için karşımızdakinin gülümsemesini, dostlarımızın değerini anlamak için yalnız kalmayı, öğütleri hatırlamak için düşmeyi, duaya inanmak için acıları, yardım edebilmek için zamanımızın ve daha geniş imkânlarımızın olmasını, beklemişizdir hep…
Oysaki, ardı arkası kesilmeyen istek ve beklentilerimizin esiri olmamak için direnmediğimiz, değiştiremeyeceğimiz şeyleri değiştirmeye çalışmaktan vazgeçemediğimiz, kendimize ve çevremize dürüst davranmadığımız, sabırsızlık ve tembelliğimize boyun eğdiğimiz sürece, mutluluk hep bir adım önümüzde olacaktır….
Gelin bu günden itibaren kendimize bir söz verelim, her zaman hakedenin yanında olan, çok basit yüklemlerin arkasına gizlenmiş mutluluğu her fırsatta açığa çıkaralım. Bazen, güzel bir kaç sözcüğün, bazen güzel bir şarkının, bazende basit bir şirin arkasına gizlenmiş olan mutluluğu, bulalım onu doyasıya yaşayalım ve çevremizede yayalım. Bu halimizle belki huzurla aramıza ördüğümüğümüz buzdan duvarları eritebilir, en uzuzn dediğimiz mesafeleri kısaltabiliriz. Unutmayalım, hayata umutla bakabilmek ve mutlu olabilmek için bizlere en gerekli olan güç, yine kendi içimizde saklı....
Yako
|