27/2/2007 - Gerçek Sahtelikler...(Dostlar İstedi Diye ....)

Çok zor geliyor artık yalnız olmak, çevrendekilere içindeki fırtınaları anlatamamak, onların basit düz mantıklarına katlanmak, geçici dünyanın sahtre renkleri ve yapay zevkleri karşısında sarhoş olmalarını anlayamamak… istediğin anda sarılacağın bir dost bulamamak, sarılamamak, omuzuna yaslanıp ağlıyamamak… derin gözlerinde kaybolupta huzur bulamamak… çok zor, çok ağır geliyor artık…
Öyle zor ki, seni seviyorum diyen yüreklerin, sahteliğini ve yüzeyselliğini görmek, hiçbir zaman karşılığını göremiyeceğini bildiğin derinlikte karşılık vermek ve sevmek… beni anladıklarını sandıkları anlarda tebessüm edip, yalnızlığımı hissettirmemek…
Öyle zor ki, görmek, susmak, tek başına düşünüp, tek başıma yaşamak zorunda olmak… her gün bencil kalabalıklar içerisinde, kazanma ve sahip olma hırsının telaşında, aslından uzaklaşmış bedenler ortasında kalmak, huzurlu yaşamanın savaşında olmak… yara almak, bağırmak, acı duymak ama sesini duyuramamak…
Kanserli bir hastanın sekarat anı gibi geliyor şu dünyanın yaşadığımız andaki tabiat ve zamanı…. Ve nefret ediyorum, dünyanın sonu geldi ile başlayan cümlelerden, böyle söyleyipte hiçbir şey yapmayan beyinlerden…
O kadar sıkılım ki; Toplumun iki yüzlülüğünden, sahte duyarlılıklarından…… her telden çalan, ve her telden oynayan, fikir dansözlerinden ve kendi acziyetlarini gizleyebildiklerini sandıkları maskelerinden…
Evet biliyorum, herkesin kendine göre büyük acıları, bitip tükenmek bilmeyen hayat kavgaları, unutamadıkları aşkları, vazgeçemedikleri sevdaları, bir türlü aşamadıkları korkuları var…. uğruna kimliklerinden, kişiliklerinden, değerlerinden tavizler verdikleri, hiç yorulmadan peşinden koşturdukları tutkuları var…
İşte belkide sadece bu yüzden, en içten tebessümlerimizi, güvensizlik ve samimiyetsizlikten doğan kaygılarımızın altında saklıyoruz… ne kaygısızca sevebiliyor, nede, taaa yüreğimizin derinliklerinden gelen sevgi yüklü cümleler kurabiliyoruz… çünki korkuyoruz… riya, kibir, günah kokan nefeslerin, ben merkezciliğin, düşüncesizliğin, bencilliğe teslim olmuş hayellerin, tam ortasında yaşıyoruz ve korkuyoruz….
Hayır, hayır bu gün karamsar değilimmmm, sadece birazdaha gerçekçiyim…. Size yalanmı söyliyeyim, bir güneş kadar ortada olan, ve en az çöldeki sıcaklığı kadar can yakan, tüm güzellikleri kasıp kavuran, bu gerçekleri nasıl gizleyeyim?
Yok yok, ben sevmedim bu düşünceleri, bir türlü benimseyip kabul edemedim tüm bu gerçekleri… Hemen yatıp uyumalıyım…..Uykumda, bir yürek dokunmalı yüreğime, ara sıra gelip sadece rüyalarımda yaptığı gibi, dokunmalı yüreğime, yüreğiyle…
Yakınlardayım, farkında değilsin ama ben senin hep yanındayım ve bir gün elimi uzatacağım eline ve gerçek anlamlar yükleyeceğim hayellerine demeli, beni öyle sınısız, öyle kaygısız sevmeli, bunu yüzüne her bakışımda hissettirmeli, gözlerinde kaybolmalıyım, ve bu rüyanın huzuru yüreğimde uyanmalıyım…. her şeyi unutmalıyım, uyanınca, yeniden hayellere sarılmalıyım, sarılmalıyım ki, kalbim yeniden huzura kavuşsun, bu huzurla tüm istek ve arzularım ilahi rıza yolunda buluşsun, yüreğim yeniden, yaşayacak olduğum güzelliklerle coşsun, coştukça tüm bu çirkinliklere karşı koyacak gücü yeniden bulsun, bu güçle, sahte tebessümler, yalancı samimiyetler, bir kene gibi kalpteki huzuru emen, dost yüzlü riyakar maskeler sağ sola savruşsun… aklım ve kalbim kaybettiği ahenge yeniden kavuşsun…
Yako
|