23/12/2006 - Atilla' nın ve Benim Aşkım
AŞK, varmıdır şu dünyada seni umursamadan, peşinden
koşmadan, hayalini kurmadan yaşayan…
Tarih nelerine şahit ey AŞK; belki unutmuşsundur bile Atilla’yı ...
En güçlü düşmanlarını bile karşısında titreten, tüm insanlığa
dünyayı dar eden bir büyük imparatordu Atilla…
O da aşık oldu hiç ummadığı bir anda, ve hayatında belki ilk defa
diz çöktü, bir varlığın karşısında,
Ve o ilk gece, AŞKI sandığı, kör olmuşcasına bağlandığı kadınla
beraber geçireceği ilk geceydi, AŞKTAN kör olmuş gözleriyle,
AŞKI yudumladığını sandığı dakikalarda aslında, hissedemedi
AŞIK olduğu kadının elinden içtiği kadehin içindeki ,
kinin ölümcül bir zehre dönüşmüş halini,
Söyledim ya AŞKA teslim etmişti çoktan aklını ve gözlerini
ve AŞKI sevgilin elinden yudumladığını sandığı anda,
Ruhunu ve Tüm İhtişamını teslim ediyordu Azraile aslında……
Ve Azril kim bilir kaçıncı defa, AŞKIN kılığında çıkmıştı seven
yüreğin karşısına…
Ve kimbilir kaç yürek yüzündeki mutlu ifadeyle, kucaklamıştı
Azraili hiç ayrılmamacasına…
Evet o büyük Atilla, o güne kadar ihtişam ve saltanatı uğruna, kim
bilir kaç mazlumun almıştı ahını, kim bilir kaç biçarenin yakmıştı
canını, evet bellikii ilahi adalet böyle almıştı Atilla’ dan
mazlumun intikamını..
AŞK, uğruna ne canlar seni kaybettiğini sandığı anlarda
dayanamadı acına ve kıydı canına…
Ve yine nice canlar öldüm dediği anlarda, sana kavuşunca,
karşı koydu Azraile ve tutundu hayata…
AŞK sen kutsalsın, herkes kıymetini bildiği kadar yaşıyor seni,
Yada, kıymetini bilemediği için, dayanamayıp harcıyor kendini…
Ey AŞK, bizlere baş edilen hayatlar bir hazineyse, sen bu hazinenin
en değerli mücevherisin. İşte bu yüzden her kadına yakıştıramam
seni, değerini anlayamayan bir yüreğe saplanmak ve seni
yıpratmak gerçek korkumun nedeni…
Bilirim AŞK, huzuru gönderirisin kendinden önce yüreklere,
huzurum diyebiliyorsanız karşınızdaki yüreğe, anlayın ki AŞK
yakınlarda bir yerlerde…
Aslında huzurda birbirlerine muhabbet duyan yüreklere,
kolay teşrif etmez, gönül pencerinden içeri öyle şıp diye girmez…
Önce iki yürek arasındaki, kimselerle paylaşılamayan en temiz,
en özel, en derin muhabbetlerin sesini duymak, iki yüreğin
birbirlerine kavuşacakları anları dakika dakika saydıklarını
görmek, yani yüreğin yüreğe olan ve giderek büyüyen sevgisini
hissedebilmek ister…
İşte o zaman HUZUR tüm cömertliği ve güzellikleriyle,
bazen damlar, bazen akar, bazende çağlar yüreklere, kaygısız,
sınırsız ve karşılıksız….
Ve bunlar yaşanıyorsa iki yürek arasında, işte
HUZUR sevgiliyle geçirilen anların tam ortasında,
romantik bir akşam yemeğinde, birbirlerine aşkı itiraf edemeyen
iki yüreğe cesaret veren kemancı gibi, eşlik eder yüreklere,
Aşkı telkin etmek, aşkı itiraf edecek ceareti verebilmek için….
Ve böylece geçer günler, söylenir yıllarca dudaklardan dökülmeyi
bekleyen en güzel sözler, tek tek gerçeğe dönüşür yıllardır
beklenen hayeller…
Tüm bu yaşananlardan sonra, onu her gördüğünüzde aklınız
karışıyorsa, mantığınız duygusallığınızla yarışıp hep
kaybediyorsa ve kalbinizi sarıyorsa tatlı bir telaş, bilinki
süzülüyordur gönül pencerinizden içeri AŞK yavaş, yavaş……

YAKO
|