3/11/2006 - AŞK-I KIYAMET 2

Gecenin aydınlığa, çöllerin bir damla suya hasret kaldığı gibi hasretim sana. Ne zaman biter bu bekleyiş bilmiyorum?
Ben senin hayalinle tutundum hayata, yaşamın en keskin virajların da, en yüksek uçurumlarında, en karanlık gecelerinde ve en soğuk gündüzlerinde…
Evet hayalindi beni benden ve çektiğim sıkıntılardan uzaklaştıran.
Can kafesten uçmayı hiç o kadar istememişti ve nefes alıp vermek hiç o kadar zor gelmemişti, beklemekten yorulduğum ve gelmeyeceğini sandığım anlarımda.
Ve ben ruhumu seninle avuttum, gelmeyeceğini bile bile...
Ve şimdi öğrendim seni hayallerimde var edip kendimi kandırmayı da,
Olmadığın halde bir gün çıkıp geleceksin diye inandırmayıda...
BEKLİYORUM, UMUYORUM, ÖZLÜYORUM, BU HAYATI SENSİZ YAŞAMAKTAN KORKUYORUM !!!
NOT: Bu yazıyı yaklaşık bir ay önce yazdım, o günden bu güne çok şey değişti. Galiba Aşk-ı kıyametle yani, kıyamettede ve hatta ahirettede sürecek olan Aşkla karşılaştım...
Ama hayatta yaşadığı tüm korkulara, karanlıklara eyvallah etmeyen ben; şimdi kendime söz geçiremiyorum. Bir yarım haykır Aşkını ve gir aşk şehrinin pespembe hayal tadındaki gerçeklerinden içeri derken, diğer yanım sus ve bekle diyor, aslında niçin bekle dediğini o da bilmiyor. Halimi en güzel aşağıdaki şiir anlatıyor;
Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,
Gülüşerek başlıyoruz söze.
Bir şey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz istiyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda,
Senin gözlerin ışıldıyor.
Benim dilimin ucunda.
Nihat Ulvi Akgün
Evet dostlar dilim ucunda, ne olur yardım edin bana. Sizlere yemin ederimki hiç bu kadar aşkı kendime yakın hissetmemişken, aşkıma layık birini bulmuşken, tamda huzuru ve sevgiyi saçlarından yakalamışken,avuçlarımdan bırakıpmayayımyım ve yanlızlığın soğuk koynunda tekrar kaybolmayayım!!!
|